Bölüm 1
Mekke Dönemi
Doğumundan, peygamberliğin gelişine ve hüzünle dolu yılların ardından Medine'ye uzanan zorlu süreç.
Fil Vakası ve Doğumu
Ebrehe'nin Kâbe'yi yıkma girişiminin (Fil Vakası) olduğu yıl, Mekke'de dünyaya geldi. Babası, O doğmadan vefat eden Abdullah, annesi Âmine'dir. Dedesi Abdülmuttalip ona "Muhammed" (Çok övülen) adını verdi.
Doğumu
Mekke'de dünyaya geldi. Babası Abdullah, annesi Âmine'dir.
Çocukluk Yılları (Sütanne, Anne ve Dede Vefatı)
Mekke'nin havası ağır olduğu için dört yaşına kadar sütannesi Halime'nin yanında (Badiye'de) kaldı. 6 yaşındayken annesi Âmine ile Medine ziyareti dönüşü annesi Ebvâ köyünde vefat etti. 8 yaşına kadar dedesi Abdülmuttalip'in, onun vefatından sonra da amcası Ebu Talip'in himayesine girdi.
Gençliği ve Ticaret (Muhammedü'l-Emin)
Amcasıyla Şam ticaret yolculuklarına katıldı. Haksızlıklara karşı kurulan Hilfü'l-Fudûl (Erdemliler İttifakı) cemiyetine katıldı. Dürüstlüğüyle "El-Emin" lakabını aldı. 25 yaşında Hz. Hatice'nin ticaret kervanını yönetti ve onunla evlendi.
Kâbe Hakemliği
Kâbe'nin onarımı sırasında Hacerü'l-Esved taşının yerine konulması konusunda kabileler arası çıkacak büyük bir savaşı, taşı bir yaygının üzerine koyup her kabile reisinin ucundan tutmasını sağlayarak engelledi. Kusursuz adaleti herkesi memnun etti.
İlk Vahiy: "Oku!"
Nur Dağı, Hira Mağarası'nda tefekkür halindeyken Cebrail (a.s) geldi ve Alak Suresi'nin ilk 5 ayetini indirdi. Peygamberlik süreci başladı. İlk inananlar: Eşi Hz. Hatice, arkadaşı Hz. Ebubekir, evlatlığı Zeyd b. Harise ve amca oğlu Hz. Ali oldu (Gizli davet dönemi - 3 Yıl).
Açık Davet, İşkenceler ve Boykot
Safa tepesinde açık davetin başlamasıyla Müşriklerin zulmü başladı. Zayıf Müslümanlara (Bilal-i Habeşi, Yasir ailesi) ağır işkenceler yapıldı. 615 ve 616'da Habeşistan'a Hicret gerçekleşti. Mekkeli müşrikler Müslümanlara tam 3 yıl süren ağır bir ekonomik ve sosyal Boykot uyguladı.
Hüzün Yılı, Taif ve İsrâ-Miraç
Peygamberimizin en büyük destekçileri olan amcası Ebu Talip ve can yoldaşı eşi Hz. Hatice vefat etti (Hüzün Yılı). Destek arayışı için gittiği Taif'te taşlandı ama onlara beddua etmedi. Hemen ardından Allah'ın bir lütfu olarak İsrâ (Gece Yürüyüşü) ve Miraç (Göğe Yükseliş) mucizesi gerçekleşti; 5 vakit namaz farz kılındı.
Dönüm Noktası
Hicret (622)
Mekke'deki baskıların dayanılmaz hale gelmesi ve Akabe Biatları ile Medineli Müslümanların (Ensar) daveti üzerine gerçekleşen tarihi göç. Bu olay, İslam tarihinin dönüm noktası ve Hicri Takvimin başlangıcı kabul edilir.
Akabe Biatları (621-622)
Medineli Hazrec ve Evs kabilesi mensuplarının Mina'da (Akabe'de) Peygamberimize sadakat sözü verip O'nu Medine'ye davet etmeleri, Hicret'in siyasi altyapısını oluşturdu.
Suikast Girişimi ve Sevr Mağarası
Müşrikler Daru'n-Nedve'de suikast kararı aldı. Hz. Ali'yi yatağına bırakarak evden çıktı. Hz. Ebubekir ile birlikte Sevr mağarasında 3 gün gizlendiler ("Üzülme, Allah bizimle beraberdir").
Kuba Mescidi ve Ranuna
Medine'ye girmeden Kuba köyünde konakladı, İslam'ın ilk mescidini inşa etti. Ranuna vadisinde ilk Cuma namazını kıldırdı.
Medine'ye Varış (Ebu Eyyub El-Ensari)
Medine halkı (Ensar) coşkuyla karşıladı ("Taleal Bedru Aleyna"). Devesi Kasva'nın çöktüğü yerde Hz. Halid b. Zeyd'in (Eyüp Sultan) evinde aylarca misafir oldu.
Bölüm 2
Medine Dönemi
Devletin kuruluşu, kardeşlik, zorlu savunma savaşları ve İslam'ın tüm Arap yarımadasına yayılması.
Muâhât ve Medine Vesikası
Muhacirler ile Ensar arasında eşsiz bir kardeşlik sözleşmesi (Muâhât) yapıldı. Medine'deki Yahudiler ve diğer gruplarla anlaşılarak ilk yazılı anayasa kabul edilen Medine Sözleşmesi imzalandı. Mescid-i Nebevî inşa edildi.
Medine Sözleşmesi
Ensar-Muhacir kardeşliği sağlandı. İlk anayasa yazıldı.
Hudeybiye Antlaşması
Umre yapmak için yola çıkan Müslümanların Kâbe'ye girmesi engellendi. Diplomatik bir zafer olan Hudeybiye Barışı imzalandı. Görünüşte Müslümanların aleyhine gibi dursa da barış ortamı sayesinde İslam hızla yayıldı. Çevre ülke krallarına (Bizans, İran, Mısır) İslam'a davet mektupları gönderildi.
Hayber'in Fethi ve Mute Savaşı
Yahudilerin kalesi olan Hayber fethedilerek Şam ticaret yolunun güvenliği sağlandı. Aynı yıl Bizans ordusuyla ilk karşılaşma olan Mute Savaşı yapıldı (Halid bin Velid'in komutanlık dehası öne çıktı).
Mekke'nin Fethi
Müşriklerin Hudeybiye'yi bozması üzerine 10.000 kişilik orduyla yürüdü. Neredeyse hiç kan dökülmeden Mekke fethedildi. Kâbe putlardan temizlendi. Peygamberimiz kendisine yıllarca zulmeden Mekkelilere Genel Af ilan etti.
İslam'ın Savunma Savaşları (Gazveler)
Hz. Muhammed (s.a.v) hiçbir zaman saldırgan bir savaş politikası izlememiş, savaşlar daima inanç hürriyetini ve devletin varlığını korumak amacıyla (savunma) yapılmıştır.
Bedir Savaşı
624Müslümanların Mekkeli müşriklerle ilk büyük savaşıdır. 313 Müslüman, kendilerinden 3 kat büyük (1000 kişilik) donanımlı orduyu büyük bir zaferle mağlup etmiştir. Bu zafer, İslam devletinin askeri ve siyasi itibarını Arap yarımadasında kanıtladı. Esirler, okuma-yazma öğretmeleri karşılığında serbest bırakıldı.
Uhud Savaşı
625Müşriklerin Bedir'in intikamını almak için saldırdığı savaştır. Ayneyn Tepesi'ne yerleştirilen okçuların yerlerini terk etmesi sebebiyle savaşın seyri değişmiş, Hz. Hamza şehit düşmüş ve Peygamber Efendimiz yaralanmıştır. İstişare ve komutana itaatin önemi acı bir tecrübeyle öğrenilmiştir.
Hendek Savaşı
627Müşriklerin 10.000 kişilik dev birleşik orduyla (Ahzab) Medine'yi yok etmeye geldiği savaştır. Selmân-ı Fârisî'nin teklifiyle Medine'nin etrafına derin ve geniş hendekler kazılarak eşsiz bir savunma taktiği uygulandı. Kuşatma başarısız oldu ve müşriklerin saldırı gücü tamamen kırıldı.
Huneyn ve Taif (630)
Mekke'nin fethinden hemen sonra, birleşen bedevi kabilelere karşı zorlu ama zaferle sonuçlanan savaşlar.
Tebük Seferi (631)
Bizans'ın saldıracağı haberi üzerine çıkılan en zorlu (Saatü'l Usre) sefer. Çatışma olmamış, caydırıcılık sağlanmıştır.
Elçiler Yılı (Senetü'l Vüfûd - 631)
Arap yarımadasının her yerinden heyetlerin gelip İslam'ı topluca kabul ettiği diplomatik zirve yılı.
Veda Haccı ve Ebediyete İrtihal
Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi: Veda Hutbesi (632)
Peygamber Efendimiz, 100 binden fazla Müslümana Arafat'ta hitap ederek Veda Hutbesi'ni irad etti. Bu hutbe, insan hakları tarihinin en büyük belgelerinden biridir:
Vefatı (8 Haziran 632)
Veda Haccı'ndan sonra Medine'ye döndü. Kısa bir süre sonra hastalandı. Hastalığı ağırlaşınca imameti Hz. Ebubekir'e bıraktı.
12 Rebiülevvel 11 (8 Haziran 632) Pazartesi günü, eşi Hz. Aişe'nin odasında "Refîk-i A'lâ'ya" (En Yüce Dosta) diyerek 63 yaşında vefat etti.
Bizlere Bıraktığı Miras: Üsve-i Hasene (En Güzel Örnek)
"Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim." (Hadis-i Şerif)
Adaleti
"Kızım Fatıma dahi hırsızlık yapsa cezasını veririm" diyecek kadar haktan yanaydı.
Merhameti
Sadece insanlara değil, hayvanlara ve bitkilere karşı da sonsuz bir şefkat sahibiydi.
Mütevazılığı
Bir meclise girdiğinde boş bulduğu yere oturur, krallar gibi yaşamaktan Allah'a sığınırdı.
Sadakati
Düşmanlarının bile eşyalarını emanet ettiği "El-Emin" (Güvenilir) bir şahsiyetti.